Love, as deathless as Dracula
But
As mortal as a butterfly
Easy to say
But
Difficult to believe
Ps; No matter hot it seemed back then and how long was he around, we are vert much aware that Dracula isn't alive now.
22 Eylül 2016 Perşembe
20 Eylül 2016 Salı
Yağmur, İlhan, Yarın
Ne zaman yağmur yağsa İlhan İrem dinlerim, özellikle de yazık oldu yarınlara şarkısını. Neden olduğunu bilmiyorum belkide onun şarkılarının tınısı yağmuru çağrıştırıyor bana, belkide başka bir nedenden. Hep de buruk bir hüzün kaplar içimi. Sanki anlatamadıklarımı, hissedemediklerimi, hissetmekten veya anlatmaktan korktuklarımı yağmur damlaları indirir gibi aşağıya. Veya çıkartır gibi yüzeye. Yanlış anlaşılmasın Allahın bildiğini kuldan saklamak değil benim derdim anlatmaktan korkmak derken. Ama hani olur ya kendine bile anlatmazsın, kendinle bile paylaşmazsın bazı şeyleri. O kadar özel, O kadar kıymetli ve O kadar senin değildir ki paylaşasın. Yağmur bunları getiriyor bana. Haa bir de uçsuz bucaksız bir kordu derinlerimde, görmezden gelemediğim bir korku. Öyle rahatsız edecek bir şey değil. Farklı bir korku hani bazen bir köpekten korkarsın babanın arkasına saklanırsın veya en basitinden bir dersten kalmaktan korktuğunda annen teselli eder rahatlatır seni. Bu öyle bir şey değil, bu sanki bir daha asla güneş doğmayacakmış gibi bir korku. Bir daha asla güneş doğmayacak ve bundan yarına kadar emin olamayacaksın. Ve son yaşadığın günü O en derinlerdeki hislerin düşüncelerin zihninin en yüzeyinde İlhan İrem şarkılarıyla, at koşturken demeyeceğim çok sakin bir şey çünkü bu, volta atarken bittiğini bilmek bir yandan. Her nasıl güneşin doğup doğmayacağını öğrenmenin tek yolu yarına kadar beklemekse. Bizim voltacıları koğuşlarına göndermenin tek yolu uymak galiba. Yapılması gereken şey de buymuş gibi görünüyor. Yarın bu günden daha güzel ve güneşli olacak. Şey, yani, umarım.
18 Eylül 2016 Pazar
Her şey çok güzel olabilirdi.
Hep bir soru işareti var ya hani akıllarda. Neden? Nedeni yok aslında. Ama en iç acıtanı o sanki. Sebebi hiç farketmiyor. çünkü o olmayanın yeri dolmuyor. bir türlü olmuyor. Bir de şey var mesela, hani, her şey çok güzel olabilirdi. O daha acı. Hele güzel olabilecek şeye hala ihtimal varken; ama sen bunu elinin tersi ile itmişken. Ağlaya ağlaya, sürüne sürüne; ama büyük bir dirayetle hani. Çünkü çok her şeyde etik, çevik, ahlaklısın ya; sana yakışmaz çünkü. Bir de şey var tabii evet istediğim o ama, ama bu şekilde değil yani. Kabullenmek zor tabii... Bu da böyleli bir iç dökme yazısı gibi. Çünkü, çünkü her şey çok güzel olabilirdi.
11 Ağustos 2016 Perşembe
Yok abi, Kınamayacaksın
Kınamayacaksın şu dünyada, hiç bir şeyi.
Hiç ama hiç bir şeyi.
Anlıyorsun çünkü,
Ne?
Neden?
Nasıl?
Kafana vura vura anlatıyorlar.
Esnetiyor hayat insanı.
İstemezsen esneme.
Koparsın ama.
Çünkü aslında hiç bir şey basit değil.
Her şey zor.
Karmaşık.
Sogulama da çok fazla zaten.
Olamaz mı olabilir demek lazım bazen.
Arabalar bazen sağa bazen sola giderler hem.
Hiç ama hiç bir şeyi.
Anlıyorsun çünkü,
Ne?
Neden?
Nasıl?
Kafana vura vura anlatıyorlar.
Esnetiyor hayat insanı.
İstemezsen esneme.
Koparsın ama.
Çünkü aslında hiç bir şey basit değil.
Her şey zor.
Karmaşık.
Sogulama da çok fazla zaten.
Olamaz mı olabilir demek lazım bazen.
Arabalar bazen sağa bazen sola giderler hem.
28 Haziran 2016 Salı
sen özlemedin mi beni ?
Isıtmıyor şömine bugün
bilmiyorum neden
cevaplayabilir misin ?
zannetmem
cevap, cevap sensin
fen hocamı anıyorum bugün
pek iyi değil tabi ki
yalanmış öğrettikleri
insan kendi kendini ısıtamazmış titreyerek
mümkünatı yok olmuyor bugün
bir ara kapı çaldı
sensin sandım koştum
açtım pizzacıydı
doğal…
yemek yapamam ki ben
sensiz olmuyor
hem hem hayatın tadı çıkmıyor ki
fön çekişini izlemedikten sonra
hem hem tadı tuzu da yok
içtiğim tek kadeh şarabın
ikincisi boş olunca
iyi yönleride var sensizliğin
atıyorum mesela gömleğimi
yemek masasına
belki gelirsinde söylenmeye başlarsın diye
dayanamam kaçarım evden
nöbetçi çiçekçiye
gülmeye beni o halde görünce
boynuma atılmazsan da hemen
kaldırım havaya
ister sarıl ister sarılma
sen özlemedin mi beni?
27 Haziran 2016 Pazartesi
kendin için
kendin için yaşa bugün
dün yeterince yorulmadın mı zaten
yetmedi mi başkaları için yaptığın
yetmedimi kendini yıprattıgın
bak bi arkana ne geçti eline
yada ne var kalbinde
kimseye yaranabildin mi iyilikle
kim aferin dedi şimdiye kadar
yada kim teşekkür etti en azından
kim dedi ki ne yapardım sen olmasan
pekala şunu sor ozaman kendine
mutlumusun yaptıklarından
herkesin işine koşmak
başkaları için sürünmekten
tabii ki öylesin
düşünmedinki daha önce aksini
düşünemezsinde zaten yapamazsın çünkü
sen onlar için yaratılmışsın
ama benim bir fikrim var
çık bugün dışarıya
telefonunu kapatmayı unutma
bide ne yapalım biliyormusun
ara şimdi bankayı
artır bütün limitlerini
ne istersen alabilesin diye
hiç düşünme bugünlük
çıkar 30 senenin acısını
ama bide bunu dene bakalım
böyle nasıl olacak bakalım
sonra bidaha yazalım
14 Haziran 2016 Salı
Olsun İstiyorum
bir otelim olsun istiyorum
titanic kadar büyük değil
hiltonlar kadar çokda değil
bir yunan adasında bulunsun istiyorum
şarkı söylemeyen müşteri kabul edilmesin
şimdikiler gibi beton yığınıda olmasın
pencereleri hala tahtadan olsun istiyorum
küçük bir süs havuzu olsun önünde çocuklar etrafında koştursun
çok değil 10 metrelik bir plajım olsun istiyorum
hafif hafif yaz rüzgarları essin
denizden çıkan küçükler annelerine koşsun
böyle olmalı benim otelim böyle olsun istiyorum
bir evim olsun istiyorum Girne koylarında
öğle çok çok güyük değil dublex olsun istiyorum
kocaman bir ön bahçesi olmalı onun
arka tarafı ise pazar günleri barbekü partilerime yetsin yeter
birde şarap mahseni olmalı al katta
özel günler tabiki en üs rafta
rengarenk ışıl ışıl mumlar olmalı oturma odasında
home ofis dedikleri şey ise koridorun tam sonunda
iki tane kapı açılmalı şapanya rengi yatak odasında
bir tanesi küçücük banyomu öbürü ise kıyafet odamı getirmeli bana
koridorlarını leonardonun picassonun tabloları süslemeli
böyle olmalı benim evim böyle olsun istiyorum
şimdikiler gibi beton yığınıda olmasın
pencereleri hala tahtadan olsun istiyorum
küçük bir süs havuzu olsun önünde çocuklar etrafında koştursun
çok değil 10 metrelik bir plajım olsun istiyorum
hafif hafif yaz rüzgarları essin
denizden çıkan küçükler annelerine koşsun
böyle olmalı benim otelim böyle olsun istiyorum
bir evim olsun istiyorum Girne koylarında
öğle çok çok güyük değil dublex olsun istiyorum
kocaman bir ön bahçesi olmalı onun
arka tarafı ise pazar günleri barbekü partilerime yetsin yeter
birde şarap mahseni olmalı al katta
özel günler tabiki en üs rafta
rengarenk ışıl ışıl mumlar olmalı oturma odasında
home ofis dedikleri şey ise koridorun tam sonunda
iki tane kapı açılmalı şapanya rengi yatak odasında
bir tanesi küçücük banyomu öbürü ise kıyafet odamı getirmeli bana
koridorlarını leonardonun picassonun tabloları süslemeli
böyle olmalı benim evim böyle olsun istiyorum
13 Haziran 2016 Pazartesi
Aşkın Penceresi
güneş süzülürken penceremden
bir haber gertir bana yeni günden
üstelik birde seviyorsan tam gönülden
her şey daha iyi olacak bir öncekinden
27 Mayıs 2016 Cuma
Kapının Önü
Kapının önü
Ne varsa orada
Daha çok şey söylüyor
Senin hakkında
Salonundan mutfaktan
Hiç umurumuzda mı ama
İçerisi sıcak olsun da
Gerisi terane
Hiç aklımıza gelmiyor
Evi sokaklar olanlar.
26 Mayıs 2016 Perşembe
Bir defter
Bir defterin olsun mesela
Ne istersen yaz içine
Aklına ne gelirse
Ne geçerse içinden
Yazmış olmak için yaz bazen
Sonra okurum diye değil
Hiç okumayacağım diye
Bazan insan, olur ya hani
Kendine bile anlatası gelmez
Onları yaz işte
Maksat içinde kalmasın
Sonra da yakarsın defteri
İçin ısınır hem rahatlarsın.
14 Aralık 2015 Pazartesi
2 Aralık 2015 Çarşamba
Kış Geldi
Şimdi soyunacaksın,
Yavaş yavaş.
Açacaksın kollarını,
Göğüs gereceksin,
Hep yaptığın gibi.
Ayakta duracaksın,
Dimdik.
Ve çok uzak değil
Ulu Ağaç
Tekrar gelecek bahar.
O en güzel yeşil elbiseni giyecek,
Selamlacaksın onu.
Bütün canlılığınla,
Çünkü hayat sensin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
