Çok uzun zamandır yazmıyorum.
Tabii yazıp da paylaşmadığım bir çokları var, ve tabi düşünüp de yazmadıklarım da. Bu seferki biraz ağır.
10 gün oldu bu gün. Cümleleri nasıl toparlayacağımı bilemiyorum. Bir önemi var mı açıkçası onu da bilemiyorum.
Çok acı Anne, sensizlik çok acı. Bu hissin bir tarifi olduğunu sanmıyorum, belki de benim kelime dağarcığım yeterli değil.
Seni özlemek çok zor. geçmişi hatırlamak, ve düşünmek, ve sorgulamak.
Sana Anne dedikçe insanlar garipsiyor, Anneannem olman bir şey değiştirir mi? ben sana hiç Anneanne demedim ki.
Dün bir söz duydum, bir yandan iki gündür onu düşünüyorum. "Anneniz ölene kadar ölüm size uzak". Ne kadar doğru. Gerçekten ölüm bize uzakmış. Hiç düşünmemiştim biliyor musun? o kadar imkansız gelirdi ki sana bir şey olma fikri.
Çok tuhaf gerçekten. Dir yandan çok çok uzaktasın. Diğer yandan hiç olmadığı kadar yakınımdasın içimdesin sanki.
Neden olduğunu bilemiyorum, İçim çok rahat sen çok huzurlusun gibi hissediyorum. Çok iyi biliyorsun ben çok sevdim, ama en çok seni sevdim.
Hayat insanla dalga geçiyor sanki, oyun oynuyor bizimle. Sanki dedim ama neredeyse eminim böyle olduğuna.
İlginç olan bir şey daha yine hayat olanca hızıyla devam ediyor. Devam ediyor dünya dönmeye.
Ben iyiyim sen hiç merak etme. Gidişini kabullenemesem de bu acıyla yaşamayı öğreneceğim, biliyorum ki geçmeyecek.
Bir yandan da yine olanca bencilliğimle diyorum ki. Keşke bu kadar sevmeseydin Anne. Keşke bu kadar sevmeseydin. O zaman belki daha kolay olurdu. Evet, ben en çok seni sevdim ama en çok sen sevdin.
Çok kalabalıktı biliyor musun anne. gelen giden hiç bitmedi. hiç hatırlayamadığım tanımadığım insanlar geldi senden sonra. bilmiyorum bunu neden yazdığımı. Ama çok sevildin anne sevdiğin kadar sevildin ve çok güzel bir hayat yaşadın. Çok zor ama çok güzel.
Ölümle hep dalga geçerdim biliyor musun? Hep nasıl ölmek istediğimi söyler cenazemde neler olmasını istediğimi söylerdim. Ölüm şakaya gelmiyormuş Anne. öyle biri yara bırakıyormuş ki insanda dinmiyormuş acısı.
O gece çok dua ettim biliyor musun? Beni de alsın rabbim de yanına yatayım diye, O da olmadı. Tabi biliyorum işlerin böyle yürümediğini. Ama insan işte, istiyor yinede.
Bir de çok ilginç, son bir kaç yıldır daha spiritüel düşündüğümü biliyorsun zaten, ama isyan etmedim hiç. Bir yanım böyle olması gerekiyormuş diyor nedense. Acaba nankör müyüm Anne?
40 gün sürermiş, öyle okumuştum ateş 40 gün yanarmış içinde 40ıncı gün söner, közü ise sonsuna kadar kalırmış kalbimizde sevdiğimizi kaybedince.
Yazabileceğim çok şey var, yacak mecalim yok Anne.
Dedim ya ben iyiyim ama sen hiç merak etme. Daha iyi olacağım, senin için de yaşayacağım bundan sonra.
Huzur içinde uyu Anne, bundan sonra kalbimde olacaksın, bu kalp duruncaya kadar. Sonra buluşacağız, yarın ya da öbür gün. Ömür ne kadar hızlı geçiyor zaten.
Senin için çiçekler koydum Anne. Orkideleri çok seversin.