Sayfalar

24 Temmuz 2013 Çarşamba

l'italiano è pari al Turk

Ciao Amici!
I'd like to write something about my journey to Italia.

First of all, my friends and host family are really nice people.

It was not like going to a another country but more like visiting "HomE" which look different, sounds different but not fells different.

When I first meet someone, I act shy and far and introverted but this time it was different.

My friends there, Nicolo, Enzo, Poul, Roberto and others were really friendly and close to us.

Especially Nicolo who stays in the same house with us did every thing we want. Thanks Nicol!

I want to share a memory, we went to a clup with Nıcol and Friends on the road while coming back. Nicol took his girl friend to home and also us. when I went to our room I thought that I forgot my iPhone on his car. (I found it in kitchen) and I went to him directly he didnt even Show a sigh of unwillingness and to me to car to check my phone.

That was so nice of him

I used to think that the trafic in our country was funny but Italian people enjoy it as much as us!
"if one practice driving in italy, he can drive everywhere" Nicolo 

The Italian foods are really so delicioso.

And Lastly  there is one thing i need to declare.

l'italiano è pari al Turk (the Italian is equal to the Turk)

(I am in Warsaw now and i need to go i will continou my writing later with pictures




18 Temmuz 2013 Perşembe

Gerze Korkmuyor. Ya sen ?

Gerze Korkmuyor: Gerze termik istemiyor, Anadolu Grubu’ndan korkmuyor. #kimkorkar diyerek bu direnişi destekle.

Baba oldum ben.

Greenpeace in kampanyası çerçevesinde kutup ayım var benim! Atlas.  Hemde serftifikam da var. Hemde Murat Boz imzalı

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Bloguma Yaz Geldi!

Ne hızlı akıp geçiyor zaman, Ne de hızlı geldi yaz!

Çiçekler, Böcekler, Ağaçlar, Insanlar. Her şey değişiyor yazın gelişiyle. 

Bende bu değişime ayak uydurayım dedim ve blogumun şablonunu değiştirdim. 

Gözümüz gönlümüz açıldı! 

Pek bir havadar oldu blog. 

Eski görüntümü sevmediğim için değil. Kış için iyiydi. İçi mi ısıtıyordu benim. Ama yaz oldu biraz serinlemek gerek. 


11 Temmuz 2013 Perşembe

How Are You Bob?

Bir Uğurcan Ataoğlu kitabı.
Kitap textbook şeklinde yazılmış. İlginç bir uslubu var hoş, bir anlatıcı olmayınca uslubdan ne kadar bahsedilebilir orasıda tartışmalı…
Anlayacağınız diyalog şeklinde yazlımış bir kitap. Konuşmalar Bob ile O. arasında geçiyor.
O. kim diyeceksiniz Bende bilmiyorum (aslında biliyorumda bilmezden geleyim:))
Kıtabı okudukça Bobu daha iyi tanımaya, anlamaya, söylediklerine hak varmeye başlıyorsunuz.
Kitap için son olarak başucu kitabım diyebilirim öyle her kitap tekrar tekrar okutturamaz bana kendisini …
kitabın kapağı



Tamamen kendi yeteneksizliğimden kaynaklanan aksaklıklardan dolayı malesef reklam filmini burada paylaşamamaktayım fakatburadan ulaşabilirsiniz:




Bütün millet ne demiş ?
Bu kitabın gerçekle alakası çoktur. -Uğurcan Ataoğlu
Tekne tatilimizde en büyük keyfim tadını çıkara çıkara kitabı okumak oldu. Thanks Bob! – Genco Erkal
Bob açılmak için elinden geleni yapmış. Ve tabii yine de yarı kapalı cezaevi onun huzurevi.-Nil Karaibrahimgil
Ben de meğer Bob’muşum. Çok eğlenerek okudum. Çok da şey biriktirdim. “O” ile muhabbetime daha çok özen göstereceğım artık. Yeni ve parlak bir kitap.   - Nihat Odabaşı
Bob başucuma ilk geldiği andan itibaren fikirlerimi serbest bıraktım. Beraber doyamadan gezindik sayfalarda. Bob’un bendeki izi: Hep sev, hem hırpala, hem sahip çık. I Bob you twice! -Doğa Rutkay
Okurken hem “Ben de!”, hem “Vay be!” dediğim, bir seferde okunan daktilo yazması. Mizahı, draması, samimiyeti, özeli, geneli, her şeyi süper bir dengeye oturmuş. Bob perfect! -Aslı Yazıcıoğlu
Okudum güldüm, okudum ağladım, okudum gözlerim doldu, okudum sırıttım. Hayatımda ilk defa açtığım gibi yedim bir kitabı. Şahane!- Ceylan Usman