30 Kasım 2015 Pazartesi
27 Kasım 2015 Cuma
17 Kasım 2015 Salı
5 Kasım 2015 Perşembe
3 Kasım 2015 Salı
Mistakes Men Make!
I have found this hilarious book in university library. It is written by Daniel Billett
In the very beginning author says:
You are a man,
You are a mess
You need all the help you can get.
You The book is about stylish mistakes men made throughout the years. Old men fashion and how wrong was it but it is really a funny book. It made me laugh so bad thanks to its greatly chosen pictures and sarcastic language.
I found these comments on amazon which I think is very descriptive.
In the very beginning author says:
You are a man,
You are a mess
You need all the help you can get.
You The book is about stylish mistakes men made throughout the years. Old men fashion and how wrong was it but it is really a funny book. It made me laugh so bad thanks to its greatly chosen pictures and sarcastic language.
I found these comments on amazon which I think is very descriptive.
Seattle Times has a post named:
Dude, don’t. Author hits Seattle streets and schools men in style
Front and back covers of the book are below:
PS: As I wrote I have found this book in library and I don't really know if I would pay for it. try to find a ebook or pdf online which may cost nothing or maybe less then the hard copy.
30 Ekim 2015 Cuma
28 Ekim 2015 Çarşamba
Ben sana bir taksi çağırayım.
Ben seni severim sevmesine de,
Hadi sen beni sevmedin?
Yada benim kadar sevemedin?
Benim kadar sevmen zor çünkü.
O zaman, ödeyebilecek misin bunun bedelini?
Hiç sanmam.
İyisimi ben sana bir taksi çağırayım.
Aşkın gözü kör mü acaba?
Haykırsan dünyaya,
Anlamazlar derdini,
Yaşamak güzel deyip de,
Aldatma kendini,
Seni hiç arayıp sormasa,
Sevginin farkına varmasa,
Başkalarının gözüne,
Daha tatlı bakıyorsa,
Aahh bak bakalım o zaman,
Neşeli geçiyor mu zaman,
Yoksa kırılıp bu hayata,
Küser mi hemen insan,
Ne dersin,
Aşkın gözü kör mü acaba,
Uyan artık bitti bu rüya,
Seviyor sevilmiyorsun,
Boşver aldırma,
Ne dersin,
Aşkın gözü kör mü acaba,
Uyan artık bitti bu rüya,
Seviyor sevilmiyorsun,
Boşver aldırma,
Haykırsan dünyaya,
Anlamazlar derdini,
Seviyor beni deyip de,
Aldatma kendini,
Yanına geldiği anda,
Kalbi bir başkasındaysa,
Bir de sevdiği kıza,
Taktığını sana anlatsa,
Aahh bak bakalım o zaman,
Neşeli geçiyor mu zaman,
Yoksa kırılıp bu hayata,
Küser mi hemen insan
Ne dersin,
Aşkın gözü kör mü acaba,
Uyan artık bitti bu rüya,
Seviyor sevilmiyorsun,
Boşver aldırma,
26 Ekim 2015 Pazartesi
Turn left in 300 metres and take the first exit.
Well, I don't generally write my blog in English. But let this post be a different one exactly as I am addressing foreigners. I was grown up in a multicultural environment. Actually my family, it self, is multicultural. I am studying in a collage which calls it self international. Short of long, I am living and interacting with foreigners all the time. And as due to my personal life experiences I know how hard it is to be in a foreign land that you don't know the language, and culture and to generalise how people live. I am trying to be as helpful as possible to them because I always get help from natives. But I really get pissed when people who moves or immigrates or somehow starts living here criticise every smallest problem they experience and make it a huge deal about the country and starts complaining to the natives about the system and how wrong it is and so. I mean if aren't you supposed to appreciate the country and environment if you've decided live somewhere? That is for sure our system has some gaps and problems, But if ever you chose to come and live here you were supposed to know them before and expect to experience them. If you are looking for a perfect system within a perfect country I suggest you to move to Utopia. OUCH! It doesn't exist :( There is Ethiopia if it works? Though I don't really think it would work in a very perfect way. I don't really want to sound so mean but I really suggest people to leave if they are not happy with how the things work here. I think things are more acceptable once you get used to them. Because if you've moved to some other people that means you were not happy where you were either. So lets take a minute and think about your attitudes.
22 Ekim 2015 Perşembe
Aysinin Doğum Günü!!!!
Belki hatırlarsınız Aysima! My precious. Bu gün onun doğum günü, ben hem mutluu hem buruk, biz artık bir birimizden çok uzakta yaşıyoruz. Ama olsun benim kalbim hep onunla. Biz çok güzel günler geçirdik beraber en zor zamanlarımda hep yanımdaydı Aysi. Hem ben onu çook çook özledim. hatta biz birbirimizim mezuniyetine birbirimizin eşiydik umarım ben üniversiteden mezun olurkende yanımda olacak. Hayat boyu bağımı koparmayacağım samimiyetine, sevgisine ve içtenliğine %100 güvendiğim insan sayısı bir elin parmaklarını geçmez Aysi bunlardan birisi, Benim için gerçekten çok özel. Bu arada bloğuma çok uzun zaman sonra yazıyorum Aysimanın doğum gününde, çünkü beni birşeyler yazmaya teşvik eden oydu bundan sanırım 5 yıl kadar önce. Çok fedakarlık yapmıştır Aysi benim için Hatta bir keresinde hiç unutmam ve hala azıcık suçlarım kendimi Beni tarih çalıştırmak için hemde kendi kriminoloji vizesinin olduğu bütün akşamı benimle uğraşarak geçirmişti. Malumunuz vizeden çok iyi bir not alamadı. O kızıyor ben bunu anlattığımda. Ama benim için o kadar değerli bir anı ki çünkü pek az insan birisi için böyle bir fedakarlık yapar hem de öyle bir günde. Aysimanın benim hayatımdaki yerini, anılarımızı anlatmatmaya kalksam blogger çöker muhtemelen. Gene çok uzakta olmasına rağmen benim bir şeyler yapmamı sağlıyor. Ben bloggera döneceğim çünkü yazmak bana çok iyi geliyordu. Bunun vesilesi de tekrar Aysi oldu. Nice mutlu, beraber yıllara benim canım arkadaşım My Precious yanında olamasamda sonsuza kadar yanında olacağım.
23 Temmuz 2015 Perşembe
Şamanlardan size hayat ile ilgili 30 öğüt
1. Yolda yürürken bulduğun bir kuş tüyünü eve getir, bir vazoya koyabilir, asabilir yada rafta bulundurabilirsin. Bu cennetten sana gelmiş güçlü bir tılsımdır. Bu tarz ruhlardan size verilen işaretleri farketmelisiniz.
2. Nehirlerden taş topla. Büyük güç ve enerjileri vardır.
3. Tüm gücünle diğer insanlara yardım etmeye çalış. Eğer mutluluk veremiyorsan en azından zarar verme.
4. Zorluklar birer formalitedir. Ciddi zorluklar, daha ciddi olsalar bile hala formaliteden ibarettir. Gökyüzü oradadır, bazen bulutlarla kapanmış olsa bile bazen biraz çaba göstererek, mesela bir uçağa binerek aynı mavi gökyüzüne ulaşmak mümkündür. Herkese barış!
5. Bir hayale ulaşmak için bazen tüm gereken bir adım atmaktır. Zorluklardan korkmayın, her zaman vardırlar ve olacaktırlar. Hepinize amaçlarınız doğrultusunda temiz yollar!
6. Ahlaki olarak önceliğiniz başka birine zarar vermemek olmalıdır. Bu prensip oldukça güçlü olmalıdır. Sadece şöyle düşünün: “Hiçbir zaman hiç kimseye zarar vermeyeceğim.”
7. Canlılar için bir mutluluk kaynağı olabilirseniz siz kendiniz en mutlu olursunuz. Ve başkalarına acı çektirirseniz siz kendiniz de acı çekersiniz. Düşünün!
8. Günde en az bir saat sessizliğe zaman ayırın. Buna en az iletişime olduğu kadar ihtiyacınız var.
9. Sevebilme yeteneği Dünya üzerindeki en önemli yetenektir. Herkesi sevmeyi öğrenin, düşmanlarınızı bile.
10. Akarsulara çöp atmayın. Asla! Suyun ruhu çok sinirlenebilir. Ruhu yatıştırmak için ekmek, süt yada para atabilirsiniz.
11. Genelde geçmişimizi “altın çağ” yada “altın günler” olarak adlandırırız. Bu bir hatadır. Hayatımızda yaşanan her an tam olarak altın çağdır.
12. Mükemmel bir din ya da inanç yoktur. Kötü bir din de yoktur. Tanrı bir tanedir. İstediğinize dua edebilirsiniz ancak şu emirleri unutmayın: dürüst yaşa, atalarına saygı göster, ve sev.
13. Eğer Dünya’yı değiştirmeyi amaçlıyorsan önce kendini değiştir. Aşkın ve keyfin enerjilerini öğren. Bunlar bir insanın kilit anlarıdır. Gülümsemek, kahkaha ve keyif almanın çok büyük güçleri vardır. Bunu bir defa öğrendikten sonra kendinize sevginin kapısını açacaksınız.
14. Oldukça güzel bir deyiş vardır: Veren eli kısıtlı görme. Eğer mümkünse zayıf ve ihtiyacı olanlara para ver. Miktarı önemli değil ancak vermiş olmak önemlidir.
15. Hayat çok kısadır. Bunu gözyaşları, kavgalar, küfür ve alkol ile çarçur etme. İyi şeyler yapabilir, çocuk yetiştirir, dinlenir ve daha fazla mutluluk verici şeyler yapabilirsiniz.
16. Eğer sevdikleriniz size suçlu olmadığınız bir şey için kızdılarsa onlara sıkıca sarılın, ve onlar yatışıncaya kadar onları bırakmayın.
17. Ruhunuzda bir sıkıntı bir tükenmişlik hissediyorsanız şarkı söyleyin. Kalbiniz hangi şarkıyı söylemek istiyorsa. Bazen o da konuşabilmek ister.
18. Her zaman hatırla: Doğru din, doğru inanç ya da en becerikli şu veya bu inancın din adamı yoktur. Tanrı birdir. Tanrı dağın tepesindedir. Farklı din ve inançlar bu tepeye ulaşmanın farklı yollarını sunarlar. Kime istersen dua et, ancak bil ki senin asıl amacın günahsız olmak değil, tanrı’ya ulaşmaktır.
19. Eğer bir şey yapmaya karar verdiysen kendinden şüphe etme. Korku seni kendinden ve doğru yoldan saptırmaya çalışacak. Çünkü bu kötülüğün ana silahıdır. Eğer ilk defada başaramadıysan ümidini kaybetme. Her küçük zafer seni daha büyüğüne yaklaştırır.
20. Hayatta çok önemli bir şeyi hatırla. Herkes hakettiğini bulur. Problemlerin ruhuna ve düşüncelerine girmesine izin verme böylelikle problemler vücuduna da ulaşamaz.
21. Hayat sana yüzünü ya da başka bir tarafını çevirmiş olabilir. Ancak sadece çok az kimse aslında hayatı çevirenin gerçekte kendisi olduğunu anlıyabilir. Diğerleri hakkındaki tüm kötü düşünceleriniz size geri dönecektir. Kıskançlık da en sonunda size geri gelecektir. Buna neden ihtiyacınız var? Sakin ve ölçülü yaşayın. Kıskanç olmak iyi bir şey değildir ve hiç gerek de yoktur. Bu adamın büyük bir arabası varsa bu onun yüzünü daha güzel yapmayacaktır. Altın aslında kirli bir metaldir. Kıskanç olmaya ihtiyaç yoktur. Daha fazla gülümseyin ve yabancılar da size gülümseyecektir, hem de sevdikleriniz ve tüm hayatınızla beraber!
22. Size saygı gösterilmesini istiyorsanız başkalarına saygı gösterin. İyilik için iyilik, kötülük içinse bu kötülüğü yoksaymak yapılacak en doğru şeydir. Sizi kötü yapmaya çalışan biri onu yoksaydığınız için kendini gerçekte daha kötü hissedecektir.
23. İçmeyin. Hiç içmeyin! Alkol vücudu, beyni ve ruhu öldürür. Ben yıllardır içmiyorum. Eğer şamansanız veya ruhsal bir insansanız içerek bir süre sonra tüm güçlerinizi bitireceksiniz ve ruhlar sizi cezalandıracaktır. Alkol gerçekten de öldürür, aptalca şeyler yapmayın. Rahatlamak için hamama gidin, eğlence için şarkı söyleyin, iletişim ve ortak bir dil bulabilmek için çay için, ve bir kadını daha iyi tanımak için ona şeker verin!
24. Asla pişmanlık duyma! Ne olursa olsun bu ruhların isteğiyle olur ve bu her zaman en iyisidir.
25. Hayvanlara benzeyen taşları özel bir tören olmadan yerden almayın. Aksi takdirde çok ciddi bir nazara maruz kalırsınız. Eğer böyle bir taş bulduysanız ve yanınıza almak istiyorsanız bulunduğunuz yerin ruh efendisine başvurun ve ona bir teklifte bulunun, ardından bu taşı yerde beyaz bir bezle kaplayın ve böyle alın.
26. Güzel bir müziği dinleyerek kendinizi gün içerisinde aldığınız negatif enerjiden arındırırsınız. Müzik meditasyon gibidir. Sizi kendinize ve hayata geri getirebilir.
27. Kalbinizde her hangi bir baskı olmadan rahat nefes alabilmek için, ağlamayı öğrenin.
28. Eğer durum sizin çözemeyeceğiniz bir hal aldıysa ve hiçbir çıkış yoksa elinizi yukarı kaldırın. Ve elinizi sertçe aşağı indirirken “zıkkımın köküne git” deyin. Çok güzel bir deyiş vardır: Sizi yeyip yutmuş olsalar bile en azından 2 çıkış yolunuz vardır.
29. Kadınlar alışveriş yaparken ailelerinin önlerindeki günlerdeki mutluluğunu satın alırlar. Her bir taze, güzel, olgun ve güzel kokan meyve bu ailede mutlu ve sakin bir hayattır. Erkek, kendi tarafından kadına para sağlamalıdır. Böylece kadın en iyi kalitedeki ürünleri seçebilir. Yiyeceğe harcanan paradan kısan bir aile fakirleşir ve mutsuzlaşır. Bu kısıntı aslında sevdiklerinin mutluluğundan kısılır.
30. Kendinizi yanlış ya da birşey hakkında üzülüyorken bulursanız, vücudunuzu düzgün ve akıcı hareketlerle bir dans formunda hareket ettirin. Kötü enerjinizi yoluna sokup zihninizi çektiğiniz acıdan arındıracaksınız.
Çeviri kredileri . Kaynak
19 Mart 2015 Perşembe
Do you really need it?
Her zaman paramızı yönetebilmenin daha doğrusu cebimizde tutmanın en etkili yolunun satıl alım tercihlerimizi yönetmek olduğu söylenir. Ekonomistler bir şey almak istediğimiz zaman kendimize "Do I really need it?" yani "Buna gerçekten ihtiyacım var mı?" sorusunu sormamız gerektiğini söylerler.
Alışveriş merkezlerinde dolaşırken artık insanların bunu yapmaya başladıklarını farkettim.
Tamam, Süper, 10 Numara!
Peki bu soruyu özel hayatımıza da yansıtsak mesela,"Do I really need him/her?" olsa "Ona gerçekten ihtiyacım var mı?"? Hayatımız çok daha akıcı rahat ve stressiz geçmez mi ?
Lütfen hayatınızdaki insanlara bir göz atın ve onların sizlere ne kattığını düşünün. Olumlu veya olumsuz. Bunu söylerken asla arkadaşlıklarınızı çıkar ilişkileri üzerine kurmanızı söylemiyorum bu çok yanlış olurdu. Sadece hayatımızda negatif etkileri olan insanları neden hayatımızda tutmaya devam ettiğimizi sorgulamak istiyorum.
Kendimiz yapabileceğimiz çoğu şeyi sırf tembelliğimizden, başkaları yardımcı olsun derken o kadar eksi yön telafi ediyoruz ki.
Belki de bazen bir şeyleri kendi başımıza yapmak bizi biraz yorabilir ama benim ruh yorgunluğu dediğim şey, bedensel yorgunluktan çok daha yıpratıcı bir olay.
Hani derler ya "Kafam rahat."
Kafanızın rahat olsun :)
Ne demiş Diyojen "Gölge etme başka ihsan istemem."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









