Sayfalar

23 Temmuz 2015 Perşembe

Şamanlardan size hayat ile ilgili 30 öğüt



1. Yolda yürürken bulduğun bir kuş tüyünü eve getir, bir vazoya koyabilir, asabilir yada rafta bulundurabilirsin. Bu cennetten sana gelmiş güçlü bir tılsımdır. Bu tarz ruhlardan size verilen işaretleri farketmelisiniz.
2. Nehirlerden taş topla. Büyük güç ve enerjileri vardır.
3. Tüm gücünle diğer insanlara yardım etmeye çalış. Eğer mutluluk veremiyorsan en azından zarar verme.
4. Zorluklar birer formalitedir. Ciddi zorluklar, daha ciddi olsalar bile hala formaliteden ibarettir. Gökyüzü oradadır, bazen bulutlarla kapanmış olsa bile bazen biraz çaba göstererek, mesela bir uçağa binerek aynı mavi gökyüzüne ulaşmak mümkündür. Herkese barış!
5. Bir hayale ulaşmak için bazen tüm gereken bir adım atmaktır. Zorluklardan korkmayın, her zaman vardırlar ve olacaktırlar. Hepinize amaçlarınız doğrultusunda temiz yollar!
6. Ahlaki olarak önceliğiniz başka birine zarar vermemek olmalıdır. Bu prensip oldukça güçlü olmalıdır. Sadece şöyle düşünün: “Hiçbir zaman hiç kimseye zarar vermeyeceğim.”
7. Canlılar için bir mutluluk kaynağı olabilirseniz siz kendiniz en mutlu olursunuz. Ve başkalarına acı çektirirseniz siz kendiniz de acı çekersiniz. Düşünün!
8. Günde en az bir saat sessizliğe zaman ayırın. Buna en az iletişime olduğu kadar ihtiyacınız var.
9. Sevebilme yeteneği Dünya üzerindeki en önemli yetenektir. Herkesi sevmeyi öğrenin, düşmanlarınızı bile.
10. Akarsulara çöp atmayın. Asla! Suyun ruhu çok sinirlenebilir. Ruhu yatıştırmak için ekmek, süt yada para atabilirsiniz.
11. Genelde geçmişimizi “altın çağ” yada “altın günler” olarak adlandırırız. Bu bir hatadır. Hayatımızda yaşanan her an tam olarak altın çağdır.
12. Mükemmel bir din ya da inanç yoktur. Kötü bir din de yoktur. Tanrı bir tanedir. İstediğinize dua edebilirsiniz ancak şu emirleri unutmayın: dürüst yaşa, atalarına saygı göster, ve sev.
13. Eğer Dünya’yı değiştirmeyi amaçlıyorsan önce kendini değiştir. Aşkın ve keyfin enerjilerini öğren. Bunlar bir insanın kilit anlarıdır. Gülümsemek, kahkaha ve keyif almanın çok büyük güçleri vardır. Bunu bir defa öğrendikten sonra kendinize sevginin kapısını açacaksınız.
14. Oldukça güzel bir deyiş vardır: Veren eli kısıtlı görme. Eğer mümkünse zayıf ve ihtiyacı olanlara para ver. Miktarı önemli değil ancak vermiş olmak önemlidir.
15. Hayat çok kısadır. Bunu gözyaşları, kavgalar, küfür ve alkol ile çarçur etme. İyi şeyler yapabilir, çocuk yetiştirir, dinlenir ve daha fazla mutluluk verici şeyler yapabilirsiniz.
16. Eğer sevdikleriniz size suçlu olmadığınız bir şey için kızdılarsa onlara sıkıca sarılın, ve onlar yatışıncaya kadar onları bırakmayın. 
17. Ruhunuzda bir sıkıntı bir tükenmişlik hissediyorsanız şarkı söyleyin. Kalbiniz hangi şarkıyı söylemek istiyorsa. Bazen o da konuşabilmek ister.
18. Her zaman hatırla: Doğru din, doğru inanç ya da en becerikli şu veya bu inancın din adamı yoktur. Tanrı birdir. Tanrı dağın tepesindedir. Farklı din ve inançlar bu tepeye ulaşmanın farklı yollarını sunarlar. Kime istersen dua et, ancak bil ki senin asıl amacın günahsız olmak değil, tanrı’ya ulaşmaktır.
19. Eğer bir şey yapmaya karar verdiysen kendinden şüphe etme. Korku seni kendinden ve doğru yoldan saptırmaya çalışacak. Çünkü bu kötülüğün ana silahıdır. Eğer ilk defada başaramadıysan ümidini kaybetme. Her küçük zafer seni daha büyüğüne yaklaştırır.
20. Hayatta çok önemli bir şeyi hatırla. Herkes hakettiğini bulur. Problemlerin ruhuna ve düşüncelerine girmesine izin verme böylelikle problemler vücuduna da ulaşamaz.
21. Hayat sana yüzünü ya da başka bir tarafını çevirmiş olabilir. Ancak sadece çok az kimse aslında hayatı çevirenin gerçekte kendisi olduğunu anlıyabilir. Diğerleri hakkındaki tüm kötü düşünceleriniz size geri dönecektir. Kıskançlık da en sonunda size geri gelecektir. Buna neden ihtiyacınız var? Sakin ve ölçülü yaşayın. Kıskanç olmak iyi bir şey değildir ve hiç gerek de yoktur. Bu adamın büyük bir arabası varsa bu onun yüzünü daha güzel yapmayacaktır. Altın aslında kirli bir metaldir. Kıskanç olmaya ihtiyaç yoktur. Daha fazla gülümseyin ve yabancılar da size gülümseyecektir, hem de sevdikleriniz ve tüm hayatınızla beraber!
22. Size saygı gösterilmesini istiyorsanız başkalarına saygı gösterin. İyilik için iyilik, kötülük içinse bu kötülüğü yoksaymak yapılacak en doğru şeydir. Sizi kötü yapmaya çalışan biri onu yoksaydığınız için kendini gerçekte daha kötü hissedecektir.
23. İçmeyin. Hiç içmeyin! Alkol vücudu, beyni ve ruhu öldürür. Ben yıllardır içmiyorum. Eğer şamansanız veya ruhsal bir insansanız içerek bir süre sonra tüm güçlerinizi bitireceksiniz ve ruhlar sizi cezalandıracaktır. Alkol gerçekten de öldürür, aptalca şeyler yapmayın. Rahatlamak için hamama gidin, eğlence için şarkı söyleyin, iletişim ve ortak bir dil bulabilmek için çay için, ve bir kadını daha iyi tanımak için ona şeker verin!
24. Asla pişmanlık duyma! Ne olursa olsun bu ruhların isteğiyle olur ve bu her zaman en iyisidir.
25. Hayvanlara benzeyen taşları özel bir tören olmadan yerden almayın. Aksi takdirde çok ciddi bir nazara maruz kalırsınız. Eğer böyle bir taş bulduysanız ve yanınıza almak istiyorsanız bulunduğunuz yerin ruh efendisine başvurun ve ona bir teklifte bulunun, ardından bu taşı yerde beyaz bir bezle kaplayın ve böyle alın.
26. Güzel bir müziği dinleyerek kendinizi gün içerisinde aldığınız negatif enerjiden arındırırsınız. Müzik meditasyon gibidir. Sizi kendinize ve hayata geri getirebilir.
27. Kalbinizde her hangi bir baskı olmadan rahat nefes alabilmek için, ağlamayı öğrenin. 
28. Eğer durum sizin çözemeyeceğiniz bir hal aldıysa ve hiçbir çıkış yoksa elinizi yukarı kaldırın. Ve elinizi sertçe aşağı indirirken “zıkkımın köküne git” deyin. Çok güzel bir deyiş vardır: Sizi yeyip yutmuş olsalar bile en azından 2 çıkış yolunuz vardır.
29. Kadınlar alışveriş yaparken ailelerinin önlerindeki günlerdeki mutluluğunu satın alırlar. Her bir taze, güzel, olgun ve güzel kokan meyve bu ailede mutlu ve sakin bir hayattır. Erkek, kendi tarafından kadına para sağlamalıdır. Böylece kadın en iyi kalitedeki ürünleri seçebilir. Yiyeceğe harcanan paradan kısan bir aile fakirleşir ve mutsuzlaşır. Bu kısıntı aslında sevdiklerinin mutluluğundan kısılır.
30. Kendinizi yanlış ya da birşey hakkında üzülüyorken bulursanız, vücudunuzu düzgün ve akıcı hareketlerle bir dans formunda hareket ettirin. Kötü enerjinizi yoluna sokup zihninizi çektiğiniz acıdan arındıracaksınız.

Çeviri kredileri . Kaynak

19 Mart 2015 Perşembe

Do you really need it?


Her zaman paramızı yönetebilmenin daha doğrusu cebimizde tutmanın en etkili yolunun satıl alım tercihlerimizi yönetmek olduğu söylenir. Ekonomistler bir şey almak istediğimiz zaman kendimize "Do I really need it?" yani "Buna gerçekten ihtiyacım var mı?" sorusunu sormamız gerektiğini söylerler.

Alışveriş merkezlerinde dolaşırken artık insanların bunu yapmaya başladıklarını farkettim.

Tamam, Süper, 10 Numara!

Peki bu soruyu özel hayatımıza da yansıtsak mesela,"Do I really need him/her?" olsa "Ona gerçekten ihtiyacım var mı?"? Hayatımız çok daha akıcı rahat ve stressiz geçmez mi ?

Lütfen hayatınızdaki insanlara bir göz atın ve onların sizlere ne kattığını düşünün. Olumlu veya olumsuz. Bunu söylerken asla arkadaşlıklarınızı çıkar ilişkileri üzerine kurmanızı söylemiyorum bu çok yanlış olurdu. Sadece hayatımızda negatif etkileri olan insanları neden hayatımızda tutmaya devam ettiğimizi sorgulamak istiyorum.

Kendimiz yapabileceğimiz çoğu şeyi sırf tembelliğimizden, başkaları yardımcı olsun derken o kadar eksi yön telafi ediyoruz ki.

Belki de bazen bir şeyleri kendi başımıza yapmak bizi biraz yorabilir ama benim ruh yorgunluğu dediğim şey, bedensel yorgunluktan çok daha yıpratıcı bir olay.

Hani derler ya "Kafam rahat."


Kafanızın rahat olsun :)


Ne demiş Diyojen "Gölge etme başka ihsan istemem."

14 Mart 2015 Cumartesi

Tas-Tea Bubble Tea and More!


EDIT: Geçenlerde ufak bir aradan sonra tekrar ugradım kafeye
fakat malesef aradığımı bulduğumu söyleyemem. Gitmeyin demem tabiki ama gidip de benim gibi umduğunuzu bulamazsanız başım ağrımasın editi bu. :)



Bubble Tea - Baloncuklu Soğuk Çay,

Dünyada büyüyen bir trend Bubble Tea.

Öncelikle Tarihçesine bir bakalım ?

Bubble Tea nedir?


Bubble Tea, Tayvan’a has, serinletici çay özlü bir içecektir. Bu tatlı çay karışımlı içeceğin özelliği ise, içinde bulunan ve içerken kalın bir pipetten çekilen tapyoka incileridir. Bubble Tea, ABD’de yıllardır coffee to go'larla beraber en çok tercih edilen içecek haline gelmekle beraber, kısa süre önce de Avrupa’ya açıldı. Almanya’da Bubble Tea dükkanları hızla yayılıyor ve orada da bu “egzotik” içecek, gençler arasında kült haline geldi.  

Şimdi burada Antalyada bizimle.


Farklı bir tat bizim için, özgürlükçü bir içecek Bubble Tea. Kendi içeceğimizi tabiri caiz ise kendimiz yaratıyoruz. Bize sunulan seçenekler arasından tabiki, nasıl kombinlediğimiz tamamen bize kalmış. 


Yukarıdaki görsel açıklayıcı bu konuda TAS-TEA internet sitesinden ulaşabilirsiniz ve kendi içeceğinizi nasıl yaratabileceğinizi inceleyebilirsiniz. Sentetik bir madde yok Bubble Tea'nin içesininde. Bubblelar meyve özlerinden yapılmakta.

Veya Facebook sayfalarında böyle bir görsel buldum :



Ben ilk geldiğim günden beri Bubble Tea'nin eğlenceli bir içecek olduğunu düşünüyordum ki  az önce sizlere daha detaylı bilgi verebilmek için uluslarası sayfalarında dolaşırken böyle bir şey gördüm : 

Amerika sitelerinde daha detaylı bilgiler var. http://www.tastea.net/about-us Linkten ulaşabilirsiniz canlar :) 

Bubble Tealer zaten harika ama sadece onu? Hayır. Aynı zamanda Kahve, Bitki çayları, Waffle, Donut ve çeşit çeşit Macaronlar, kahvaltıya gelmek isterseniz Simit ve Poğaçalar, gün ortası mideniz kazındıysa birbirinden lezzetli sandviçler sizi bekliyor. 

Ama benim bir mekanda en dikkat ettiğim şey servis kalitesi ve çalışanlardır. Burada ikisi de 10 üzerinden 10. Herkes çok sıcak müşterilerine müşteri gibi değil de misafirleri gibi davranıyorlar. Bu da müşterileri için keyifli zaman geçirebilecekleri bir ortam yaratıyor


Neyse Bu kadar övgü yeter :) Adres bilgisini verelimde kendiniz deneyimleyin :) 

TasTea Bubble Tea and More, tam olarak Dedeman Carrefoursa  karşısında; Extrablatt ve Dominosun tam ortasında. 






Umarım bir gün karşılarısız orada. 

Sevgilerle,

Fotoğraflaaarr!!














14 Aralık 2014 Pazar

sLOVEnia

When I first arrived to Slovenia on the way I wrote here that Slovenia looks like a paint of Bob Ross. I can honestly say that I left a part of my hearth in Slovenia. While watching the presentation of Slovenia our friend asked a very interesting question. He asked us why the name “Slovenia” is so special that is because it is the only country name having Love in it. I really felt love in sLOVEnia the if you are an environment-friend. You will never get bored there. there is always somewhere nearby you can go just to watch environment. Personally Slovenia has a different part on my hearth. As I have many precious friends there. I had chance to meet them in my last day and visiting dearest capital Ljubljana Thanks to help of my very good friends I visited almost all of it and and really liked the city. And a must see place but I cannot promise that you will enjoy your time there as much as me as unless you have as awesome friends as I do there:) Thank You:)






















9 Aralık 2013 Pazartesi

3 Aralık 2013 Salı

World Disabled Day!


"The day aims to promote an understanding of disability issues and mobilize support for the dignity, rights and well-being of persons with disabilities."

Everyday when we are walking to work, driving to home, going for a shopping we are so unaware. 

We don't know what kind of a advantage we have. 

(PS :And about the term "disabled", It doesn't really mean, or used for someone who doesn't have one arm, or not able to walk. A little child in a rural area who doesn't have access to Internet is also disabled.)

But not knowing our advantage we are also not aware of their disadvantage.

We are not respectful at all or maybe helpful is a better word.

What I want to say lastly is make life easier for all of us! 




2 Aralık 2013 Pazartesi

Merry Xmas

Hello Friends,
As you know we have just entered December and the count down has started!
Thats why I wanted to make a Christmass Theme for my blog.
We have pretty lots of time till New year like 28 days now. And from now on we should take a look at what we did all year.
How we handled our problems, how many hearths have we broken, how many people we met this year, the new places we have seen.
And we should wish the best for next year.  

Best Regards.
Loves.


22 Kasım 2013 Cuma

Yasama Dair

1 
Yaşamak şakaya gelmez, 
 büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın                  
bir sincap gibi mesela, 
 yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,                                       
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın, 
 yani o derecede, öylesine ki, 
 mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, 
 yahut kocaman gözlüklerin, 
                        
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda                                       
Insanlar için ölebileceksin, 
                        
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, 
                        
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, 
                        
hem de en güzel en gerçek şeyin                                       yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, 
 yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, 
           
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, 
           
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, 
                                      
yaşamak yanı ağır bastığından. 
                                                                                     1947 
2 
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, 
yani, beyaz masadan, 
              
bir daha kalkmamak ihtimali de var. 
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini 
 biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, 
 hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, 
 yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz 
                                en son ajans haberlerini. 
Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için, 
                               
diyelim ki, cephedeyiz. 
Daha orda ilk hücumda, 
daha o gün yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün. 
 Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu, 
                        
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz 
                        
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu. 
Diyelim ki hapisteyiz, 
 yaşımız da elliye yakın, 
 daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının. 
 Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız, 
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla 
                                    
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım 
          hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak... 
                                                                      1948 
3 
Bu dünya soğuyacak, 
yıldızların arasında bir yıldız, 
                       
hem de en ufacıklarından, 
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani, 
                       
yani bu koskocaman dünyamız. 
Bu dünya soğuyacak günün birinde, 
hatta bir buz yığını 
yahut ölü bir bulut gibi de değil, 
 boş bir ceviz gibi yuvarlanacak 
                       zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız. 
Şimdiden çekilecek acısı bunun, duyulacak mahzunluğu şimdiden. 
Böylesine sevilecek bu dünya 
"Yaşadım" diyebilmen için...
Nazım HİKMET