Sayfalar

14 Aralık 2014 Pazar

sLOVEnia

When I first arrived to Slovenia on the way I wrote here that Slovenia looks like a paint of Bob Ross. I can honestly say that I left a part of my hearth in Slovenia. While watching the presentation of Slovenia our friend asked a very interesting question. He asked us why the name “Slovenia” is so special that is because it is the only country name having Love in it. I really felt love in sLOVEnia the if you are an environment-friend. You will never get bored there. there is always somewhere nearby you can go just to watch environment. Personally Slovenia has a different part on my hearth. As I have many precious friends there. I had chance to meet them in my last day and visiting dearest capital Ljubljana Thanks to help of my very good friends I visited almost all of it and and really liked the city. And a must see place but I cannot promise that you will enjoy your time there as much as me as unless you have as awesome friends as I do there:) Thank You:)






















9 Aralık 2013 Pazartesi

3 Aralık 2013 Salı

World Disabled Day!


"The day aims to promote an understanding of disability issues and mobilize support for the dignity, rights and well-being of persons with disabilities."

Everyday when we are walking to work, driving to home, going for a shopping we are so unaware. 

We don't know what kind of a advantage we have. 

(PS :And about the term "disabled", It doesn't really mean, or used for someone who doesn't have one arm, or not able to walk. A little child in a rural area who doesn't have access to Internet is also disabled.)

But not knowing our advantage we are also not aware of their disadvantage.

We are not respectful at all or maybe helpful is a better word.

What I want to say lastly is make life easier for all of us! 




2 Aralık 2013 Pazartesi

Merry Xmas

Hello Friends,
As you know we have just entered December and the count down has started!
Thats why I wanted to make a Christmass Theme for my blog.
We have pretty lots of time till New year like 28 days now. And from now on we should take a look at what we did all year.
How we handled our problems, how many hearths have we broken, how many people we met this year, the new places we have seen.
And we should wish the best for next year.  

Best Regards.
Loves.


22 Kasım 2013 Cuma

Yasama Dair

1 
Yaşamak şakaya gelmez, 
 büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın                  
bir sincap gibi mesela, 
 yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,                                       
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın, 
 yani o derecede, öylesine ki, 
 mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, 
 yahut kocaman gözlüklerin, 
                        
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda                                       
Insanlar için ölebileceksin, 
                        
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, 
                        
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, 
                        
hem de en güzel en gerçek şeyin                                       yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, 
 yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, 
           
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, 
           
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, 
                                      
yaşamak yanı ağır bastığından. 
                                                                                     1947 
2 
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, 
yani, beyaz masadan, 
              
bir daha kalkmamak ihtimali de var. 
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini 
 biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, 
 hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, 
 yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz 
                                en son ajans haberlerini. 
Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için, 
                               
diyelim ki, cephedeyiz. 
Daha orda ilk hücumda, 
daha o gün yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün. 
 Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu, 
                        
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz 
                        
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu. 
Diyelim ki hapisteyiz, 
 yaşımız da elliye yakın, 
 daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının. 
 Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız, 
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla 
                                    
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım 
          hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak... 
                                                                      1948 
3 
Bu dünya soğuyacak, 
yıldızların arasında bir yıldız, 
                       
hem de en ufacıklarından, 
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani, 
                       
yani bu koskocaman dünyamız. 
Bu dünya soğuyacak günün birinde, 
hatta bir buz yığını 
yahut ölü bir bulut gibi de değil, 
 boş bir ceviz gibi yuvarlanacak 
                       zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız. 
Şimdiden çekilecek acısı bunun, duyulacak mahzunluğu şimdiden. 
Böylesine sevilecek bu dünya 
"Yaşadım" diyebilmen için...
Nazım HİKMET