Sayfalar

22 Kasım 2013 Cuma

Yasama Dair

1 
Yaşamak şakaya gelmez, 
 büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın                  
bir sincap gibi mesela, 
 yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,                                       
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın, 
 yani o derecede, öylesine ki, 
 mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, 
 yahut kocaman gözlüklerin, 
                        
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda                                       
Insanlar için ölebileceksin, 
                        
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, 
                        
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, 
                        
hem de en güzel en gerçek şeyin                                       yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, 
 yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, 
           
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, 
           
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, 
                                      
yaşamak yanı ağır bastığından. 
                                                                                     1947 
2 
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, 
yani, beyaz masadan, 
              
bir daha kalkmamak ihtimali de var. 
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini 
 biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, 
 hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, 
 yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz 
                                en son ajans haberlerini. 
Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için, 
                               
diyelim ki, cephedeyiz. 
Daha orda ilk hücumda, 
daha o gün yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün. 
 Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu, 
                        
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz 
                        
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu. 
Diyelim ki hapisteyiz, 
 yaşımız da elliye yakın, 
 daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının. 
 Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız, 
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla 
                                    
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım 
          hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak... 
                                                                      1948 
3 
Bu dünya soğuyacak, 
yıldızların arasında bir yıldız, 
                       
hem de en ufacıklarından, 
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani, 
                       
yani bu koskocaman dünyamız. 
Bu dünya soğuyacak günün birinde, 
hatta bir buz yığını 
yahut ölü bir bulut gibi de değil, 
 boş bir ceviz gibi yuvarlanacak 
                       zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız. 
Şimdiden çekilecek acısı bunun, duyulacak mahzunluğu şimdiden. 
Böylesine sevilecek bu dünya 
"Yaşadım" diyebilmen için...
Nazım HİKMET
                            
  
  
  
  

16 Kasım 2013 Cumartesi

Parmaklıklar Ardında KUZEY KUTBU 30'LUSU

Yeni Tema

Kışlık temamıza daha dün geçmeme rağmenhe onu eskisi kadar sevmemem hem de elimin boşluğundan olsa gerek, yeşil bir tema tasarlamaya karar verdim. Bence çok daha yakıştı bloguma hem beni de yansıttı.


Circle of life!

15 Kasım 2013 Cuma

Önemli olan Cumartesi akşamını kiminle geçirmek isteğin değil, pazar günü tüm gün kiminle birlikte olmak istediğindir... What is importent is not who you want to spend your saturday night, it is who you want to spend your all sunday...

14 Kasım 2013 Perşembe

Human Beings

Human beings you always find a booring alternative don't you ?

Nispet gibi olmasın

Nispet yapmak gibi olmsın hani ben antalyaya taşndım burada yaşıyorum ya havalar yeni yeni soğumaya başladı,

Kışlık temamız hayırlı olsun :)